Gıda, İçecek ve Tarım Politikaları Araştırma Merkezi (GIFT), 22 Haziran 2026 tarihinde Ankara’da TOBB Sosyal Tesisleri’nde “Yarını Yetiştirmek” başlıklı bir konferansa ev sahipliği yaptı. Program, Almanya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği iş birliğiyle düzenlendi ve Bayer ile Siemens’in sponsorluğunda gerçekleşti.
Gün boyu süren konferans; dört açılış konuşması, beş davetli sunum ve iki panel oturumuyla dolu dolu bir programa sahne oldu. Katılımcılar, Türkiye’nin su stresi altında bir ülke olduğunu ve tarımın toplam su tüketiminin yaklaşık %70-79’unu oluşturduğunu bir kez daha hatırladı. İklim değişkenliğinin artık soyut bir gelecek senaryosu değil, art arda gelen kuraklık ve taşkınlarla somut biçimde yaşanan bir gerçeklik olduğu vurgulandı. Konuşmacıların üzerinde en çok durduğu nokta ise şu oldu: bilgi birikimi ve teknolojik araçlar büyük ölçüde hazır; asıl mesele bunları uygulamaya, somut eyleme dönüştürebilmek.
Sunumlar geniş bir yelpazeyi kapsadı: dikey tarım, akıllı sulama ve dayanıklı tohum genetiği gibi su verimli tarım teknolojilerinden, Almanya’nın kooperatif temelli su yönetişimi deneyimine ve uluslararası politika çerçevelerine uzanan bir içerik sunuldu. Panellerde ise konu finans, sigorta, risk yönetimi, su tahsisi, doğa koruma ve gıda hakkının hukuki boyutlarıyla ele alındı.
Konferansın kapanışında Almanya Büyükelçiliği ve GİFT temsilcileri, önümüzdeki dönemde takip edilecek somut aksiyon alanlarını da paylaştı: çiftlik bazlı ortak yatırım modelleri, az su kullanan teknolojilerde iş birliği imkânları, dikey tarım yatırımları ve verimli su kullanımını teşvik edecek mekanizmalar bu başlıklar arasında öne çıktı.
“Yarını Yetiştirmek” konferansı, iklim değişikliği, su ve tarımın geleceği temalarını bir araya getiren disiplinler arası bir seri olarak tasarlandı. GİFT’in ev sahipliğinde, Almanya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ortaklığıyla hayata geçirilen programda serinin ilk durağı olarak suyun seçilmesi tesadüf değil: su, yaşamın ve tarımın en temel girdisi. Serinin ilerleyen adımlarında toprak ve bitki gibi başlıklara geçilmesi planlanıyor.
GİFT Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Samet Serttaş, açılış konuşmasında merkezin hikâyesine de değindi. 2016 yılında Ankara’da kurulan GİFT, tarım ve gıda politikaları alanında çalışan bağımsız bir düşünce kuruluşu. Serttaş’ın altını çizdiği nokta, GİFT’in herhangi bir çıkar grubunu temsil etmediği; asıl rolünün politika oluşturma süreçlerine ve üniversite-sanayi iş birliğine katalizörlük etmek olduğu.
Konferansın zamanlaması da ayrıca anlamlı. Türkiye, önemli bir iklim diplomasisi süreci olan COP31’e hazırlanırken, suyun bu denli merkezi bir gündem maddesi olarak konuşulması dikkat çekiciydi. Konuşmacıların birçoğu, Türkiye’nin bu süreçteki ev sahipliği rolüne ve su meselesinin uluslararası platformlarda giderek yükselen bir gündem başlığına dönüştüğüne işaret etti. Bunun yanı sıra, iklim değişkenliğinin ülkede artık somut biçimde hissedildiği bir dönemde gerçekleşmesi de konferansın önemini artıran bir unsurdu: Türkiye 2025 yılında uzun süreli bir kuraklıkla mücadele etmiş, 2026’da ise aşırı yağışlar ve taşkınlarla karşı karşıya kalmıştı. Bu döngü, meselenin ne kadar acil olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Etkinliğin Türkiye-Almanya iş birliği çerçevesinde kurgulanmış olması da öne çıkan bir diğer detaydı. Almanya’nın 2018-2022 yılları arasında yaşadığı kuraklık deneyimi ile Türkiye’nin 2025 kuraklığı arasında paralellikler kuruldu; bu da iki ülkenin su yönetimi konusunda karşılıklı öğrenebileceği alanların altını çizdi.
Konferansın tüm oturumlarına ve sunumlarına ilişkin detaylı değerlendirmeleri aşağıdaki raporda bulabilirsiniz.